13 Mayıs 2007


İktisat mezunu birisi olarak kendi alanında en iyisi olmanın asli sorumluluğum olduğunu düşünüyorum.Bu yeni şekillenmiş bir düşünce değil aslında.Yeni şekillenen sadece inanç.Ve bu inanç üzerine inşa edilmeyi bekleyen fikirler,oluşumlar belki de yeni bir hayat.Farkettim ki insan kendini boşluğa bıraktıkça,öylesine yaşadıkça hiçliğe daha çok yaklaşıyor.Ancak insan hiçliğe yokluğa değil varlığa varolmaya layık.Tabii bu istemekle tercih etmekle alakalı.Hikmet (ilmi akletmek ve onu hayata yansıtmak) deryasından bir yudum içerek adem olmanın (yok olmanın) hazzına varmakla alakalı.Mevlam yaşadığımız hayatın hakkını verebilmeyi hayata ferasetle bakabilmeyi nasip etsin.

SADECE BATI İKTİSADI MI?

Mark Skousenin Modern İktisadın İnşası isimli kitabını okuyorum.Yazar iktisada Adam Smith temelli yaklaşıyor.(Adam Smith iktisat ilminin kurucusu başka bir deyişle babası olarak kabul edilir.Bu anlamda kapitalizmi resmileştiren ilk kişidir.)Bu da onu düşünce bazında direkt kapitalist yapıyor.Ve bir kapitalist olarak farklı bir ekonomik düzen düşünemiyor.En basitinden Osmanlı devletinin ekonomisi onun için bir şey ifade etmiyor.Çünkü onu anlayamıyor.Fedakarlık yapmanın yaşam alanına diğer bir insanı da dahil etmenin ne anlama geldiğini bilmiyor.Kapitalizmde insanın yaşam amacı daha zengin bireyler ve bundan yola çıkarak daha zengin bir toplum oluşturmaktır.Kapitalizm bireyseldir.Kişisel çıkarların maksimizasyonunu öngörür.Osmanlı da ise bireyden önce toplum gelir.Toplumda önceliği devletten yana kullanır.Yani Devlet-i Aliye’den.Osmanlıda özellikle bireysel anlamda ekonomik hayat gibi bir kavram yoktur.Bu kavram belki devlet açısından kullanılabilir.Çünkü toplum düzenini sağlamada belli kıstaslar ortaya konulmak zorundadır.Bu da aslında ekonomik düzen değil bir bakıma toplumsal düzendir.Yani Osmanlı gerek birey olarak gerek devlet olarak paraya zenginlik aracı olarak değil hayatı devam ettirme aracı olarak bakmıştır.Ve nasıl ki hayatlarının her alanını ahlak ve din çerçevesinde düzenliyorlarsa bizim ekonomik alan olarak gördüğümüz alanı da bu çerçevede değerlendirmişlerdir.Hayatın bütünü içersinde din ve ahlak üzerine şekillenmiş bir hayat modeli. Son olarak büyük iktisatçıların neden sürekli batıdan çıktığını soruyor birisi kendisine.Cevaben sanayi devriminin ilk olarak batıda gerçekleştiğini ve ekonomik ilerleme konusunda batının daha ileri seviyede olduğunu söylüyor.Bu cümleleri okurken bırak bu palavraları dedim içimden .Bu aslında batı insanının diğer insanları sömürmenin maliyetinin arttığı bunun yerine makine çarkları arasında kendi insanını sömürmenin daha ucuza geldiğini söylemenin kibarcası.Tabii bu esnada farklı şekillerde diğer insanları sömürmeyi de ihmal etmemişler.Bir gün ayağa kalkacaksak eğer,bu olaylara karşı içimizde oluşacak öfke ayağa kaldıracaktır bizi.Her ne kadar aşk şarkılarıyla ayakta uyutulan bir gençliğin bireylerinden olsakta yeniden öfkelenmemek yeniden heyecanlanmamak için hiçbir sebep yok.Bu gün haftanın hangi günü olduğu veya şu anda saatin kaç olduğunun hiçbir anlamı yok.Önemli olan benim hangi günü ve hangi saati yaşadığımdır.

Hiç yorum yok: