10 Mayıs 2008

Ilık bir rüzgarmış yokluğun


Sen beni bana karşı koruyan,iyi yönlerimi ortaya çıkaran,beni olgunlaştıransın.Yaşantılarımızın bir merkezi varmış.Ve o merkez olmadan hayatlarımız bir yerinden eksik kalırmış.Bu,alışkanlıklardan ziyade diğer yarından ayrı kalmakmış.Bir hüzzam şarkının nağmelerinde kaybolmakmış.Üzerine çöken bir Ankara gecesinde şehrin ışıklarına bakarak yön bulmaya çalışmakmış.Gönlünü bir kenara koysan aklını susturamamak ,aklını sustursan dünde yaşanılanların gölgesinde kalmakmış.Ankara’da geçen 40 gün 40 gecede hayatın şarkısını yazma çabasıymış sensizlik.İyi ki varsın ve iyi ki benimlesin.

1 yorum:

Adsız dedi ki...

"O olmazsa yaşayamam." demeyeceksin. Demeyeceksin işte. Yaşarsın çünkü.
Öyle beylik laflar etmeye gerek yok ki. Çok sevmeyeceksin mesela. O daha az severse kırılırsın.
Ve zaten genellikle o daha az sever seni, senin o'nu sevdiğinden.
Çok sevmezsen, çok acımazsın.
Çok sahiplenmeyince, çok ait de olmazsın hem.
Çalıştığın binayı, masanı, telefonunu, kartvizitini...
Hatta elini ayağını bile çok sahiplenmeyeceksin.
Senin değillermiş gibi davranacaksın.
Hem hiçbir şeyin olmazsa, kaybetmekten de korkmazsın.
Onlarsız da yaşayabilirmişsin gibi davranacaksın.
Çok eşyan olmayacak mesela evinde.
Paldır küldür yürüyebileceksin.
İlle de bir şeyleri sahipleneceksen, çatıların gökyüzüyle birleştiği yerleri sahipleneceksin.
Gökyüzünü sahipleneceksin, güneşi, ayı, yıldızları...
Mesela kuzey yıldızı, senin yıldızın olacak.
"O benim." diyeceksin.
Mutlaka sana ait olmasını istiyorsan bir şeylerin...
Mesela gökkuşağı senin olacak.
İlle de bir şeye ait olacaksan, renklere ait olacaksın.
Mesela turuncuya, yada pembeye.
Ya da cennete ait olacaksın.
Çok sahiplenmeden, çok ait olmadan yaşayacaksın.
Hem her an avuçlarından kayıp gidecekmiş gibi, hem de hep senin kalacakmış gibi hayat.
İlişik yaşayacaksın.
Ucundan tutarak... (Can Yücel)